Seni düşünmek..
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey…
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.
Yorum Yok
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey…
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.
Kırılgan bir çocuğum ben
Yüreğim cam kırığı
Bütün duygulardan
Öğrendim ayrılığı diyorlar bana
Oysa kırılganım ben
Gözyaşlarım mücevher
Saklıyorum herkesten
Ürküyorlar gözümdeki ateşten
Ürküyorlar dilimdeki zehirden
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen
gözükara cesaretimden
Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Bir yanım çılgın nar ağacı
Bir yanım buz sarayı
[ Murathan Mungan ]
Gün oldu kaybettiğime üzüldüm, gün oldu kaybettiğime sevindim. Gün oldu ne yapacağımı şaşırdım, avuntular içinde belki DÜŞMANLARIMA bile sarıldığım oldu ama bu geçen ACILARIN bana verdiği en güzel ders; ÖNCE KENDİME SARILMAYI asla unutmamam gerektiği oldu. Dostlarımın kim olduğunu, dost görünenlerimin kim olduğunu anladım. Dakikalarca ağlayıp, gülmelerimi saatlerce uzatmaya çalıştım. Gereksiz insanlara verdiğim gereksiz ilgiyi farkettim. İnsanların değişmeyeceğini, asılları neyse gün olup kendilerine döneceklerini ve bana değer vermeyenler için kılımı bile kıpırdatmamam gerektiğini öğrendim. Kısa vadede düşünüldüğünde üzülen benim. Ama uzun vadede heleki Rabbimin hiçbir hakkı kimsenin yanında koymadığını düşünürsek; gülücükleri eninde sonunda hüzünler içinde ağlayanlara nasip ettiğini yaşadım, gördüm. Şükürler olsun. İyiki varsınlarımla; yepyeni bir hayata, beni üzenleri sadece uzaktan seyredip hakkın yerine geldiği güne hergün bir adım daha gelerek, şu her şeyi kendine dert eden yüreğime SABRI öğrettim. Hatalarımla, doğrularımla beni kabul eden onca insanın varlığının yanında; üç beş çulsuzun lafı olmazdı ve onlar için artık üzülmemeyi bile öğrendim. Uygulamak bir hayli zor olsada, acıma duygumu en aza indirgeyip bazılarının sadece zavallılıklarına gülüp geçmeyi biliyorum artık. Yorganım ayağıma göre çok şükür, bundan sonra da o yorganı benim ayağıma göre diktirmeyeceklerle işim olmasın inşallah. Sevgi; saygı, anlayış ve yaşamın güzelliklerinden hiçbir şeyi hatta o yitirdiğim dediğim insanlara karşı bile sevgimi yitirmedim. Sadece beklemedeyim. Gün gelecek benim SEVGİMDEN ders alacaklar…..
Dünyanın en güzel şiiri bu
Neden mi?
Dünyanın en güzel gözlerine yazıldığı için…
“Çocuklar neden cesurdur bilir misin?
Bilmedikleri için..
Bir çocuk susadığı zaman su ister annesinden
Oturup da bir köşeye ağlamaz
Sen ise bana susadığın halde
Beni benden isteyemiyordun..
Oturup bir köşeye ağlıyordun”
Ama artık farklı herşey…
Biliyorum ki o gözler benim için yaşıyor artık
O yürek kendisine susayan bu yürek için çarpıyor artık…
Ve ben..Ve ben….
Aşıklar neden ağlar bilir misin?
Bahar için..
Sevdikleri için..
Sevip de kavuşamadıkları için..
Kavuşup da sarılamadıkları için..
Ve bazen de mutluluktan ağlarlar
Sarılıp da baharı getirdikleri için…
Ben de ağlıyorum şimdi biliyor musun..
Çünkü sevdalıyım ben de
Ve sevdalılar hep ağlargerçek aşıklar hep ağlarlar
Hem de yalansız
Hem de riyasız
Lekesiz ağlarlar..
Bugün bir başka güzel hiç sevmediğim sonbahar
Bugün başka güzel ağaçlartükenmiş olsa da yapraklar
Bugün herşey bir başka güzel…
Sen başka güzelsin bugün PRENSESİM..
Ve güzel olmayan iki şey kaldı hayatımda
Yıllarımın boşa geçmesi birincisi
Seni daha önce tanımamam…
Ve ikincisi yanımda olmaman be SEBEBİM..
Yanımda olmaman…
Yağmur başladı duyuyor musun?
Sevda yağıyor gökyüzünü yararcasına..
Ve ben ıslanıyorum..
Delicesine
Doya doya ıslanıyorum hasret kaldığım yağmurlarla..
Ve hiç üşümüyorum artık
Gözlerinin sıcaklığı yetiyor dünyamı ısıtmaya
Bazen yakıyor taa içimi
Yanmak hiç bu kadar güzel olmamıştı be SEVDAM…
Bir iki haftadır işlerle ilgilenmiyormuşum
İyice umursamaz olmuşum
Bugün ortağım sitem etti daha önce hiç kızmadık birbirimize…
Bilmiyor ki tam aksine umursamak kelimesini yeni öğrendiğimi
Yeniden doğduğumu anlamaz ki anlatsam sabahlara kadar
O hiç sevmedi ki böylesine
Sarmadı ki yüreğini hiç kaybetme korkusu
Yanmadı ki be SEVDİĞİM
Yanmadı ki hasret ateşiyledelicesine…
Yeni bir kalem aldım bugün
Ve çöpe attım kırık kalemimi..
Seni daha güzel yazayım diye
Ama olmuyor
Anlatamıyorum o güzel gözlerini
Yok ki anlatacak
Dünyamı aydınlatanı ifade edecek iki kelime…
Ama yüreğimden kopan bir iki kelime var sadece haykırmak istediğim
Ve bir gül..
Seni seviyorum…
Yorum Yok
SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ;
Seni seviyorum,
çünkü her sabah kalktığımda bir günü daha seninle geçirecek olmanın mutluluğunu yaşatıyorsun bana. Ben güne seninle başlıyorum ve her gün hayatı yeniden keşfediyorum.
Seni seviyorum,
çünkü gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan en parlak renksin sen. Herşey senin rengini taşıyor ve benim için ancak o zaman anlamlı oluyor.
Seni seviyorum,
çünkü soğuk günlerde içimi ısıtan meltemsin. Sıcak günlerde ise ferahlık veren kuzey rüzgarı. İliklerime işleyerek esiyorsun.
Seni seviyorum,
çünkü herşeyde sen varsın. Nasıl olmayacaksın ki? Sanki sen doğduğumdan beri içimdeydin. Yüreğimin en derin köşesindeydin. Sanki ortaya çıkmak için beni bekliyordun. Ve ben orada olduğunu fark edince hakettiğin yere çıkardım seni.
Seni seviyorum,
çünkü hep benimlesin. Seni görmem için yüzüme bakmam gerekmiyor. Gözümü kapatsam ordasın. Gördüğüm her yüz aslında sensin.
Seni seviyorum,
çünkü gözlerinin içindeki binlerce yıldız, gecenin karanlığını delip geçiyor. Sen bana bakarken ben kendimi yıldızlara bakıyor gibi hissediyorum. O yıldızların parlaklığında kaybediyorum kendimi. Gözlerim kamaşıyor ama şikayetçi değilim aydınlığından. Güneş doğmasa, yıldızlar kaybolmasa diyorum, ama biliyorum ki güneşim de sen olacaksın gecenin sonunda. Bu kez daha parlak, daha aydınlık çıkacaksın karşıma.
Seni seviyorum,
çünkü saçların ellerimin arasında kayıp giderken , dünyadaki cenneti bulmuş gibi hissediyorum kendimi. Cennetin sahibi sensin ve biliyorum ki sadece izin verdiklerin girebilir o cennete. Ben o cennette kalmaya kararlıyım.
Seni seviyorum,
çünkü her gülümseyişin içime yeniden yaşama sevinci dolduruyor. Her gülümseyişin, karamsarlığı yıkıyor, umutsuzluğu parçalıyor. Bir çiçek bahçesine çeviriyor çorak dünyayı.
Çiçek dedim ya, bir çiçek adı verseydim sana papatya olurdun. Açışıyla dünyaya, insanlara baharın geldiğini müjdeleyen papatya. İddiasız ama güzel. Güzel ama kibirsiz.
Seni seviyorum,
çünkü seni sevmeyi, sana dokunmayı, seni dinlemeyi, sana bakmayı, seni koklamayı, seninle paylaşmayı seviyorum.
Seninle birlikte insana dair ne varsa onları da seviyorum.
Seni sevdiğimi anlatmaya çalışırken ne kadar çaresiz olduğumu da görüyorum. Her sözcükten sonra durup tekrar tekrar düşünüyorum, seni yeterince anlatabildim mi diye.
Biliyorum ki yetmeyecek, bu kadar sözcükten sonra bile sana sevgimi anlatamamış olacağım.
Sözcüklerin bittiği yerde gözlerime bak.
Onlar bu sevgiyi çok daha iyi anlatacaktır sana…
Mehmet Coşkundeniz
Yorum Yok
Mehmet Coşkundeniz
Yorum Yok
Sensiz olmaz çünkü , böyle bir duygusal duyguyu kolay kolay yakalayamıyor insan. Yakaladığı zamansa sarılmalı , sahp çıkmalı. İşte o duygunun sahibi sensin , o duyguyu bana yaşatan sensin. Ben ne o duygusan ne de senden vazgeçmek istiyorum. Bu yüzden “sensiz olmaz” diyorum. Sensiz olmaz çünkü , sen aşksın. Aşksız yaşanır mı? Öyleyse sensiz de yaşanmaz , yaşanamaz. Ben aşkı seninle tanımladım , sana adadım. Yaşamımı da öyle. Ben seni yaşıyorum i seni yaşatıyorum yüreğimde. Sensiz nefes bile alamıyorum. Sensiz olmaz çünkü , senin olmadığın hiçbir yer keyif vermiyor bana. Sensiz çıktığım yolculukları yapmamış , sensiz yediğim yemekleri yenilmemiş , sensiz içtiğim içkileri içilmemiş sayıyorum. Sevgilim , ben sensizken ölüyorum… Sensiz olmaz çünkü, sensizlik ölüm gibi bir şey. Beni bu hayatta varlığın tutuyor. Nefes almamı, her güne umutla uyanmamı ve her gece huzurla uykuya dalmamı sadece senin varlığın sağlıyor. Sen olmazsan uykular haram, sabahlar günah bana… Sensiz olmaz çünkü, bu dünyada iyiliğe dair ne varsa seninle öğrendim ben. Tüm yalanlardan, tüm ihanetlerden seninle arındım, yeniden doğdum. Senden önce bildiğim her şeyi sildim, yok ettim. Gidersen, sen de beni yok edersin… Sensiz olmaz çünkü , mücadelelerle dolu bu hayatta sen benim güç kaynağımsın.Sen olmazsan , ben hiçbir mücadeleden galip çıkamam , her seferinde yenilirim. Sen olmasan , bir kenarda kaybolur giderim , yok olur biterim. Sensiz olmaz çünkü , elini değdirdiğin her şey değerleniyor gözümde. Sen dokunmazsan hiçbir seyin anlamı olmaz.”Deli” diyecekler bana , boş ver desinler. Onlar senin ne olduğunu , benim için ne demek olduğunu asla anlayamaz. Sensiz olmaz çünkü , “keşke”siz bir hayat paylaşıyorum seninle. Sen hayatıma girdiğin günden itibaren keşkeler rafa kalktı. Şimdi yeniden keşkelerle dolu o eski günlere dönmek istemiyorum. Sen olmazsan eğer , yine bin kez keşke diyeceğim , biliyorum. Sensiz olmaz çünkü , sen varsan umut var. Umudu olmayan insan ölüden farksızdır , değil mi? Umutsuz yaşanmaz , öyle değil mi? Her şeyini tüketse de insan , bir tek umudu kalmalı , değil mi? Öyleyse kal yanımda , gidip de bir ölüye çevirme beni. Umutsuz yarınlara tutsak etme. Sensiz olmaz çünkü , içtiğim su gibisin. Susuz kaç gün dayanabilir , kaç gün hayatta kalabilir ki insan? Gürül gürül akıyorsun içime , çağıl çağıl çağlıyorsun. Can veriyorsun , kan oluyorsun. Beni ayakta tutuyorsun , yaşatıyorsun. Mehmet Çoşkundeniz
Yorum Yok
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum… Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek… Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim…
“Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile… ”
Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek… Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.
Yine senden habersiz…Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz…
Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz “bir tanemmm” olmuştun sen…Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar
Güzel Güleni, Sen BAL’ımdın!
Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel’din… Aşk Özel’di….
“Yağmurda Aşk Başkadır” diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen
ellerini severek başladım seni sevmeye…Aralık’tı… İstiklal’e hiç o kadar güzel yağmur yağmazdı….
Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye…Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi…
Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın… Ve ben her seferinde en
baştan başladım…Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok… Ben senden vazgeçmek istiyorum!
Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum…Sesini
duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum…Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen…Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu….Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım…Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten “bir taneydin”!
İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!
Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum…Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi…
Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdimden hiç bahsetmeseydim
Sen beni hiç sevmedin!
Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum!
Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum.
Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum…
Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!
Ne zaman Aralık’ta bir yağmur yağsa, ben İstiklal’de ıslanıyor olacağım,Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım, Ne zaman bir havuz görsem, kenarında oturup seni bekliyor olacağım demiştim… Başaramadım…
Ben Kaybettim…
Sen Kazandın!
Artık sesimi duymayacaksın…
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum…. Gelmedin!
Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum…Ben artık gidiyorum Bal’ım…
Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen, bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile…
Ve Lütfen, Aralık’ta yağmur yağdığında İstiklal’e gelme….
Mehmet Coşkundeniz
Yorum Yok
Öylesine bir gündü, yeni değil de sanki geçmiş günlerden biriydi, öyle gibiydi…
Kaç gece beklemiştim seni. Kaç gece koynuma hasretini alıp uyumuştum. Kaç gece yalnızlık sancısıyla kıvranıp durmuştum. Öyle acımasızdı ki geceler, gökteki yıldızlar yüreğime atılan birer taş gibi gelmişti bana. Yine de her şeye değerdi bekleyişim.
Bütün yollar sana çıkıyordu ama ben asıl senin yolunun benimkiyle kesişmesini bekliyordum.
Aylar geçmişti hep vardın ama bir tek o an yanımdaydın. Biraz yabancıydın bana, biraz da tanıdık. Şaşkındık, şaşkınlığımız çok fazla yansıyordu yüzümüze. Göz göze gelmek hiç bu kadar zor olmamıştı. Bir bakıştan bin anlam çıkarmak buna denirdi işte. Yüzümüzde birbirimize ait izler arıyorduk bakarken.
Ne çok duymuştum sesini ama sanki sen ilk kez konuşuyordun. İlk kez söylediğin cümleler sahibiyle bütünleşiyordu.
Düştükçe gülüşün yüzüne, sessiz olan her şey konuşmuştu içimde. Yine de sözler bir türlü çıkmıyordu ağzımdan. Oysa boynuna sarılıp “Sen aylardır beklenen, sen yıllardır özlenensin” demek istiyordum. Hava serin değildi ama ben titriyordum.
Kelimeler hiç bu kadar zor olmamıştı bana. Ne zaman bir şey söylemeye kalksam, her seferinde bir şey oluyordu, sözcükler ağzımda donuyordu.
Sıcaktın, dokunmasan da yansıtıyordun. Biraz önce titreyen ben artık terliyordum. Aşktı bu biliyordum ama bunu kendime bile itiraf edemiyordum.
Farkında değildin belki, belki ben belli etmiyordum ama yıllardır koruduğum, yıllardır kimseye açmadığım topraklarımı çoktan teslim almıştın bile. Sınırlarımdan içeri girmiştin bir kere. Yüreğimin en gizli, en kuytu köşelerinde sen vardın artık.
İtirazsızdım, belli ki mutluydum. Belli ki beni şaşırtan mutluluğun ta kendisiydi. Harfleri tükenmez bir kavuşmanın alfabesindeydim. Ve ben okumayı sanki yeniden öğreniyordum.
Şimdi bu sevdayı bana yaşattığın için kendimi şanslı hissediyorum. “Ya sen olmasaydın” diye düşünmüyorum çünkü sen varsın. Çünkü sen içimdesin. Çünkü sen benim hayat kaynağımsın.
Biliyor musun, çölde bulabildiğim bir avuç su olsan, bitmeyesin diye içmem seni. Nerede olursan ol benimle kal. Ben, bu yürek attığı sürece seninleyim.
Mehmet Coşkundeniz
Yorum Yok
Ellerini tuttuğumda ben oluyorum. Büyüyorum. İçimdeki sevda ateşi büyüyor, bir yangın oluyor suyla sönmeyen. Ah nasıl atıyor kalbim bir duyabilsen… Kalbinin atışından yorulur mu insan. Ben yoruluyorum. Adını duyduğumda titriyorum. İçimde ki sevda telleri titriyor. Eriyorum, su olup akacağım sanki. Su olsam da sana akmak için bir yol bulurum ben. Ayaklarının dibinde bir göl olurum. Sen bu aşk suyuyla yıkanırsın.
Seni düşündüğümde ki bir tek an bile yok seni düşünmeden geçen. Hasretin tutsağı oluyorum. Hasret dedim de seni özlemenin bu kadar zor olacağını bilmezdim. Bir sarmaşığa dönüşüyor hasretin. Bütün bedenimi sarıyor, hasretten şikayet etsemde aldırma sen. Kavuştuğumuzda yaşadığım mutluluk kötü olan ne varsa hepsini silip atıyor.
Senin yanındayken dört mevsim bahar oluyorum. Seni o baharın en nadide çiçeği yapıyorum. Çiçek çiçek açıyorsun yüreğimde, kokunla başımı döndürüyorsun. Bir bahardan diğerine uzanırken zaman, sensizliği aklıma bile getirmek istemiyorum. Bir de uzaklığın var ki dayanılmaz… Kahroluyorum, mapusluk çeken bir mahkum gibi günleri saatleri sayıyorum. Ya geleceksin, ya geleceksin yoksa çürüyüp gideceğim bu kapkara zindan da. O zaman gel gel ki yüreğim kavuşsun özgürlüğüne. Bir kuş gibi uçup konsun senin yüreğine. Bak o zaman bir daha karanlık olur mu? Bir daha zindana düşer mi bu adam?
Sana baktıkça kendimi hiç keşfedilmemiş bir kıtanın topraklarında buluyorum. Adım adım dolaşıyorum seni. Sana dair ne varsa hepsini öğrenmek istiyorum. Keşfetmeye aç bir kaşifim ben ancak senin topraklarınla doyuyorum.
Sana her güm yeniden bir kez daha aşık oluyorum. Bu aşka ben bile şaşırıyorum ama şaşkınlığım beni mutlu ediyor. Seviyorum seni, sevdam bir çığa dönüşüyor. Bana engel olmaya kalkacak ne varsa, kim varsa hepsini bir çırpıda silip sürpürecek kadar büyük bir çığa…
Sevdam,mutluluğum, cankuşum… Sen varsan, varım bende… Öyleyse benimle ol. Bir aşkın nasıl tutkulu, nasıl saf, nasıl sonsuz yaşanaçağını gösterelim herkese. Bir tek gün bile pişman olmayaçağına söz veriyorum…
M. Çoşkundeniz
Ajda Pekkan AKSohbet aksohbet.com Alex ask Babutsa Badem Baha Barış Manço Bengü bir Cemali Chat Demet Akalın Fenerbahçe Ferhat Göçer Galatasaray Gökhan Türkmen Gökhan Özen Hadise Hande Yener HİKAYESİ IRC Kuzey Güney Mehmet Coşkundeniz mirc nazım hikmet Nazım Hikmet RAN Pis Yedili sarki dinle seni seviyorum Sohbet Sohbet sohbet et sohbet etmek sohbet odalari sohbet siteleri sohbet sitesi ve video izle Ömer Köroğlu Şiir şarkı sözleri şarkı sözü
WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck requires Flash Player 9 or better.
